Mustafa Kemal Mah. 2129 Sk No:6/1 Çankaya/Ankara
+90 312 219 54 77
info@drkenansener.com

Akupunktur

Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp


Fısıldanmış Bilgi: Akupunktur

Akupunktur

Akupunktur terimi Latince acus (iğne) ve punctura (batırma, delme) kelimelerinin birleşmesinden oluşur. Akupunkturun temeli Geleneksel Çin Tıbbına  (GÇT) dayanır. Geleneksel Çin Tıbbına göre insan yaşadığı evrenin bir parçasıdır ve her şeyin içinde var olan evrensel güç insanın içinde de vardır. Qi (Chi) adı verilen bu enerji insan vücudunda meridyen denilen kanallarda dolaşır.

Akupunktur yöntemiyle meridyenler arasında dolaşan enerjinin önündeki engeller kaldırılır, enerji dengelenir ve hastalıklar bu şekilde bertaraf edilir. Bu amaçla vücuttaki meridyenler üzerindeki belli noktalara (akupunktur noktaları) iğne batırılarak bozulan enerji akışı düzeltilir. Akupunkturda istenilen etkiyi elde etmek için hangi noktanın uyarılacağını bilmek ve uygun bir şekilde iğnelemek gerekir. Etkiyi oluşturan iğnenin kendisi değil iğnenin uyardığı nokta veya nokta kombinasyonudur. Bu şekilde akupunktur noktalarının uyarılmasıyla vücudun kendi iyileşme yeteneğiyle hastalığın ortadan kaldırılması sağlanır. Akupunktur ile hastalığın belirtilerine değil, nedenine yönelik bir tedavi uygulanmış olur. Tedavi esnasında hem organ, hem de o organın hastalanması ile ortaya çıkan psikolojik sorun çözümlenmeye çalışılır. Akupunktur vücudun kendi tamir mekanizmalarının harekete geçirildiği bir yöntemdir ve en önemli özelliği yan etkisinin olmamasıdır. Akupunktur bazen tek başına tedavi edici olabilir bazen de bazen de destekleyici veya tamamlayıcı tedavi olarak uygulanabilir.

Akupunktur vücutta farklı yerlere yapılmaktadır. Ancak genelde vücut gövdesi ile kol ve bacaklar kullanılmaktadır. Buna biz vücut akupunkturu diyoruz. Bununla beraber vücut bölgelerinin adeta bir harita gibi temsil edildiği noktalar içeren ve mikro sistem olarak adlandırdığımız kulak, el, ayak ve baş (kafa derisi) gibi bölgelere yapılan akupunktur uygulamaları da vardır. Uygulama tekniği açısından günümüzde elektro akupunktur, lazer, infrared ve moxa uygulamaları yapılıyorsa da yapılan çalışmalarda sadece iğne uygulamasına karşı belirgin bir üstünlükleri görülmemiştir. Günümüzde sıklıkla çelik, tek kullanımlık, steril iğneler kullanılmaktadır.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) 1970 yılında akupunkturu resmi tedavi metodu olarak kabul etmiş ve bugün 100’e yakın rahatsızlıkta akupunktur tedavisinin etkinliğini onaylamıştır. En son 2002 yılında DSÖ akupunkturla tedavi edilebilecek hastalıklar listesini güncellemiştir ve her geçen gün de bu sayı artmaktadır. Ülkemizde ise Sağlık Bakanlığı ancak 1991 yılında akupunkturu resmi olarak onaylamış ve yönetmeliğini yayınlamıştır. Bugün 2014 yılında yürürlüğe giren Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Yönetmeliği kapsamında ancak Sağlık Bakanlığı’nın sertifika verdiği Tıp Hekimleri uygulama yetkisine sahiptir.

Akupunktur Hangi Hastalıklarda Kullanılır?

Akupunkturun etki ettiği hastalık durumlarının listesi oldukça uzun olmakla birlikte sıklıkla uygulandığı rahatsızlıklardan bazıları şunlardır:

  • Kanser tedavisi gören hastalarda yan etkilerin azaltılması
  • Alerjik burun akıntısı
  • Minör depresyon ve anksiyete bozukluğu
  • Baş ağrısı
  • Esansiyel Hipertansiyon
  • Diz, sırt, bel ve boyun ağrısı
  • Bulantı-kusma
  • Diş ağrısı
  • Tenisçi dirseği
  • İnme
  • Cinsel fonksiyon bozuklukları
  • İnfertilite
  • Obezite
  • Fibromyalji
  • Polikistik Over Sendromu
  • Kanser tedavisi gören hastalarda yan etkilerin azaltılması
  • Alerjik burun akıntısı
  • Minör depresyon ve anksiyete bozukluğu
  • Baş ağrısı
  • Esansiyel Hipertansiyon
  • Diz, sırt, bel ve boyun ağrısı
  • Bulantı-kusma
  • Diş ağrısı
  • Tenisçi dirseği
  • İnme
  • Cinsel fonksiyon bozuklukları
  • İnfertilite
  • Obezite
  • Fibromyalji
  • Polikistik Over Sendromu

YNSA

(Yamamoto New Scalp Acupuncture / Yamamoto Yeni Skalp Akupunkturu)

Yamamoto New Scalp Acupuncture (YNSA), oldukça hızlı etkili ve başarı oranı yüksek bir mikrosistem akupunktur uygulamasıdır. Kafa derisi (skalp) akupunkturu Geleneksel Çin Akupunkturunda da yer almakla birlikte Japon bilim adamı Dr. Toshikatsu Yamamoto tarafından farklı bir ekol geliştirilmiş ve bu yönteme Yamamoto New Scalp Acupunture (YNSA) adı verilmiştir. Japon bilim insanı Dr. Toshikatsu Yamamoto ilk kez 1972 yılında bilimsel bir kongrede sunmuştur.

Vücudumuzda birçok mikrosistem bulunmaktadır. Bunları vücudumuzun birer küçük haritası olarak düşünebilirsiniz. Kulaklarımız, avuç içlerimiz, ayak tabanlarımız bu mikrosistemlere örnek olarak verilebilir. Bunlar gibi kafa derimiz (skalp) de bir mikrosistemdir ve vücudumuzun bölümleriyle ilgili bölgeler içerir. Vücudumuzdaki probleme göre bu noktalarda hassasiyet meydana gelir ve uygulamayı yapan hekim hassas noktaları tespit ederek bu noktalara küçük akupunktur iğneleri takar. Bu iğneler yaklaşık 20-25 dk. kaldıktan sonra toplanır. Bir çok hastalığın tedavisinde yardımcı bir unsur olan YNSA ile bazı durumlarda daha ilk seferde çok dramatik iyileşmeler gözlenebilmektedir. YNSA yönteminde uyarılan noktalar aracılığıyla vücudun biyokimyasal ve biyoelektrik sistemleri harekete geçirildiğinden sadece sorunlu bölge ile ilgili değil tüm sistemin düzenli çalışması hedeflenir. Yani YNSA bütüncül bir tedavi yöntemidir.

YNSA Nasıl Uygulanır ve Hangi Hastalıkların Tedavisinde Kullanılmaktadır?

YNSA kafa dersindeki özel noktalara uygulanan, herhangi bir ilaç veya kimyasal madde kullanılmadan yapılan yeni bir tedavi şeklidir. Uygulama için steril tek kullanımlık çelik iğneler kullanılmaktadır. Kas iskelet sorunları, her türlü ağrı (migren, eklem, kas, fıtık), nörolojik sorunlar, hormonal sorunlar (her türlü migren, başağrıları, eklem ağrıları, ellerde titreme – esansiyel tremor, romatizmal sorunlar, kas ağrıları, fibromiyalji, fıtıklar, bel fıtığı, boyun fıtığı, kulakta çınlama – tinnitus, epikondilit, bursit ve ameliyat sonrası her türlü ağrı…) için kullanılabilmektedir.

Kozmetik Akupunktur

(Mei Zen Tekniği)

Kozmetik Akupunktur, yüz bölgesinde kozmetik etkilerin ortaya çıkmasını sağlayan ve bununla beraber genel sağlığın da kazanılmasını amaçlayan bir uygulamadır. Geleneksel Çin Tıbbı‘nı (GÇT) esas alır ve içteki sağlıklı bedenin enerjisinin (Qi) yüzde dışa yansımasını amaçlar. Bunun için önce vücuttaki dengesizlikler belirlenir ve tedavi edilir. Daha sonra dengelenmiş bedenin enerjisi üzerinden yüz bölgesindeki akupunktur noktaları kullanılarak uygulama yapılır. Bu tedavi yöntemi ile hem genel sağlıkta antiaging etki ve hem de yüzdeki kırışıklıkların, lekelenmelerin ve sarkmaların giderilmesi hedeflenir.

Kozmetik Akupunktur bayanlar açısından kozmetik iyileşme için sağlıklı bir seçenektir. Bu yöntem “gerçek bir anti-aging tıbbı”dır. Göreceli olarak girişimsel işlemler gerektirmeyen bu kozmetik yöntem hayret verici sonuçlar vermekte ve kişinin sağlığını iyileştirmektedir.

Gözlemlenen faydaları arasında daha yumuşak ve sağlam bir cilt, derin kırışıklıkların azalması, daha yüzeyel olanların kaybolabilmesi ve kaş çatlaklarının iyileşmesi sayılabilir. Kozmetik akupunktur her ne kadar cerrahi uygulamalardaki kadar gözle görülür bir değişikliğe neden olmasa da cerrahiden çok daha fazla sağlıklı ve dramatik “yan etkiler”e sahiptir. Görünümdeki değişikliklerin yanı sıra pek çok hasta sindirim problemlerinin iyileştiğini, uykularının düzene girdiğini, sıcak basmalarında azalma olduğunu, hafif dereceli depresyon ve anksiyetelerinin kaybolduğunu, enerjilerinin arttığını ve kendilerini daha iyi hissettiklerini ifade etmektedir. Ayrıca kişiler daha genç bir görünüme kavuşmaları yanı sıra kendilerini daha genç ve sağlıklı hissetmektedirler.

Batı Tıbbı açısından değerlendirildiğinde Kozmetik Akupunkturun etkisi uygulanan iğnelerin oluşturduğu mikro-travmaların ciltte kan akımını arttırması, kollajen ve elastin yapımını uyarması sonucu ortaya çıkmaktadır. Ayrıca cildin dermis tabakası seviyesinde uygulanan iğneler nörotransmitter üretimini uyararak da bu etkiye katkı sağlayabilmektedir. Geleneksel Çin Tıbbına göre de Qi (çi: yaşam enerjisi) ve kan yüz bölgesine yönlendirilir. Enerji dengelemesi ve yüz ve boyun bölgesine Qi akışı olur. Bu işlemin riski çok düşüktür. İğneler çok yüzeyel olduğundan nadiren ufak morarmalar olabilir.

Bu işlem her ne kadar iğnelerle yapılsa da en iyi sonucu elde etmek için cilt bakımı, beslenme ve destek ürünleri önemlidir. Aynı zamanda bitkisel bazı ürünler de fayda sağlamaktadır. En önemli husus cildinizin nemlendirilmesidir. Kliniğimizde uygulanan kozmetik akupunktur “Mei Zen tekniği”ne dayalı bir uygulamadır. Bu uygulama beş hafta boyunca haftada iki seans yani toplamda 10 seanstan oluşmaktadır. Bu uygulama aynı zamanda zayıflama ve incelme seansı uygulananlarda destek olarak da yapılabilir. İşlem süresi ilk seansta 1,5 saat kadar sürmekle birlikte ortalama bir saattir. 10 seanslık bir kür tamamlandıktan sonra yılda en az 3-4 kez (ideal olanı 2-3 ayda bir) tek seanslık idame uygulaması önerilmektedir. Bu şekilde idame seansı yapılan kişilerde cildin nemli kalması ve zararlı etkilerden korunması şartıyla olumlu etkiler artarak devam eder.

Bu yöntem kimler için uygun değildir?

  • Migren hastalarında baş ağrısını tetikleyebildiği için önce migren tedavisi yapılmalıdır.
  • Kontrol altında olmayan hipertansiyon hastaları
  • Kanama problemi olanlar
  • Kan sulandırıcı kullananlar
  • Gebeler
  • Herhangi bir kalp rahatsızlığı olanlar
  • Sigara içen ve / veya aşırı güneşe maruz kalanlar

Auriküloterapi

(Kulak Akupunkturu)

Vücudumuzda bulunan mikrosistemler içinde en sık kullanılanı kulaktır. Kulağımız ana rahminde ters duran bir bebeği andıran şekliyle Fransız hekim Nogier’in dikkatini çekmiş ve yaptığı çalışmalar neticesinde kulakta bir mikrosistem olduğunu ortaya koymuştur. İlk kez 1950’li yıllarda tanımladığı auriküloterapi aynı zamanda kulak akupunkturu olarak da anılmaktadır. Ancak Nogier’in tanımladığı bu yöntem Çin Kulak akupunkturundan farklıdır. Çin kulak akupunkturunda tanımlanmış 100 tane nokta veya bölge varken Fransız ekolüne ait auriküloterapide tanımlanan 200’den fazla nokta vardır ve sadece patolojik sinyal refleksi veren noktalar iğnelenir.

Auriküloterapide başarı hekimin bilgi ve tecrübesine bağlı olarak hızlı bir şekilde görülür. Hastalığın fizyopatolojisini bilmek ve ona göre noktaların kontrol edilerek tedavide kullanılması önemlidir. Patolojik sinyal refleksi veren noktanın bulunmasında VAS adı verilen nabız yöntemi veya özel elektrikli dedektörler kullanılır. Metal veya cam çubukla hassas noktaların taraması da yapılabilir. Tedavide çelik, altın ve/veya gümüş tek kullanımlık iğneler kullanılır. Vücut akupunkturunda olduğu gibi lazer veya elektriksel uyarı vermek de mümkündür. Tedavi son iğneyi taktıktan sonra 25-30 dk iğnelerin kulakta tutulması şeklindedir. Ayrıca ASP denilen kalıcı tip iğneler de (bir hafta-10 gün kalırlar) kullanılabilir.

Kulak akupunkturu tek başına bir tedavi modalitesi olarak kullanılabildiği gibi vücut akupunkturu ile birlikte de yapılabilir. Geleneksel Çin Tıbbındaki meridyen sistemiyle bir ilişkisi yoktur. Bir çok hastalığın tedavisinde kullanılabilmektedir. Özellikle migren, anksiyete, alerji, zayıflama, bağımlılık tedavilerinde başarı ile uygulanmaktadır.


Doktorunuza Ücretsiz Danışın!

    İçeriği Paylaş